Doğuştan gelen at nalı böbrek anomalisi, belirti vermeden ilerleyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış riskleri ve tanı yöntemlerini anlattı.
At nalı böbrek, her 400 ile 600 doğumda bir görülen ve genellikle belirti vermeden ilerleyen doğuştan bir böbrek anomalisi olarak öne çıkıyor. Bu durum, bazı hastalarda idrar yolu tıkanıklığı, böbrek taşı, enfeksiyon, hipertansiyon ve nadiren tümör gibi ek sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış, anomalinin uzun yıllar fark edilmeyebileceğini belirtti.
Böbreklerin alt uçlarının birleşerek “U” şeklinde bir yapı oluşturmasıyla karakterize edilen at nalı böbrek, özellikle idrar akışında bozulmalara neden olabiliyor. Prof. Dr. Atış, üreteropelvik bileşke darlığı gibi durumların bu hastalarda daha sık görüldüğünü, bunun da böbrekte genişleme, taş oluşumu ve ağrıya yol açabileceğini vurguladı. Ayrıca, bu hastalarda böbrek kanseri ve hipertansiyon görülme sıklığının toplum ortalamasına göre daha yüksek olabileceği ifade edildi.
At nalı böbrek tanısı genellikle hastanın başka nedenlerle yapılan ultrason veya tomografi gibi görüntülemeler sırasında tesadüfen konuluyor. Prof. Dr. Atış, şikayeti olmayan hastalarda tedavi gerekmeyebileceğini ancak idrar kanalında darlık, taş oluşumu veya tümör gibi ek problemler gelişirse cerrahi müdahalenin gündeme gelebileceğini açıkladı. Hastaların düzenli takibinin önemine değinen Atış, taş ve darlık durumlarında fleksibl üreteroskopi, perkütan nefrolitotomi, laparoskopik veya robotik cerrahi gibi özel yöntemlerin kullanıldığını belirtti.
Hayatadair.com.tr, gündem, dünya, eğitim, ekonomi, magazin, sağlık, spor ve teknoloji alanlarında güncel ve tarafsız haberleri okuyucularıyla buluşturan kapsamlı bir haber platformudur.
Yorum Yap