İstanbul’da yankı uyandıran Aziz İhsan Aktaş liderliğindeki suç örgütü davasının ilk duruşması yarın başlıyor. Mahkeme, sorunsuz bir yargılama için detaylı talimatlar yayımlarken, 579 sayfalık iddianamede Aktaş’ın 450 yıla kadar hapsi istenirken, birçok belediye başkanı da rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarıyla karşı karşıya.
Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşen, Aziz İhsan Aktaş liderliğindeki devasa suç örgütü davasında ilk duruşma için nefesler tutuldu. Yarın İstanbul Adliyesi’nde başlayacak olan bu kritik yargılama öncesinde, mahkeme salonunda yaşanabilecek her türlü aksaklığın önüne geçmek adına titiz bir hazırlık süreci yaşanıyor.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, duruşmanın sorunsuz ve mevzuata uygun ilerlemesi için ilgili birimlere kapsamlı talimatlar gönderdi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan Marmara Ceza İnfaz Kurumu’na, Silivri Jandarma’dan Emniyet’e kadar birçok kurum, mahkemenin özel isteklerini dikkate alacak.
Duruşmaya girecek herkes için giriş kartları hazırlanması şart koşuldu. Bu kartlar sayesinde yalnızca yetkilendirilen kişilerin salona alınacağı vurgulandı. Öncelikle tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile onların vekil ve müdafileri salonda yerini alacak. Avukatlar için ayrılan bölüm, basın mensuplarına daha yakın bir noktadan 25 kişilik özel bir alan ile medya temsilcilerine tahsis edildi.
Yazılı ve görsel basının her kuruluşundan birer temsilci duruşmayı takip edebilecek. Eğer bir mazeret ya da ani bir ihtiyaç olursa, temsilciler kendi birimlerinden başka bir meslektaşlarıyla yer değişimi yapabilecekler. Salonda yer darlığı yaşanması halinde, basın kuruluşlarının diğer temsilcileri, duruşmanın ekranlara yansıtıldığı özel bölümde süreci izleyebilecek. Böylece tüm basın yayın kuruluşlarının yargılamadan eksiksiz haberdar olması sağlanacak.
Mahkeme, her sanığın en fazla üç müdafi tarafından temsil edilmesini kararlaştırdı. Avukatlar için ayrılan bölümün yetersiz kalması durumunda, izleyicilere ayrılan kısmın bir bölümü de sanık müdafilerine tahsis edilebilecek. Sanıklar, müdafileri, basın mensupları ve görevliler salondaki yerlerini aldıktan sonra, fiziki imkanlar ölçüsünde, her sanığın birinci derece bir yakını ve ardından diğer izleyiciler salona alınacak.
Duruşma süresince, sanıkların ya da diğer katılımcıların yaşayabileceği ani sağlık sorunlarına anında müdahale edebilmek için duruşma salonu binasında doktor ve sağlık personeli hazır bulundurulması talimatı verildi. Güvenlik tarafında ise Jandarma Komutanlığı, kendi mevzuatları ve belirlenen kurallar çerçevesinde en üst düzeyde tedbirleri alacak.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı, tam 579 sayfalık devasa iddianame, davanın ne denli kapsamlı olduğunu gözler önüne seriyor. Beşiktaş, Avcılar, Esenyurt Belediyeleri, İstanbul ASFALT A.Ş. ve İETT gibi kurumlar “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer alırken, 19 kişi “mağdur”, 40’ı tutuklu toplam 200 kişi ise “şüpheli” olarak adliyede olacak.
Davanın kilit ismi Aziz İhsan Aktaş, iddianamede adeta bir suç silsilesiyle anılıyor. Aktaş hakkında, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, 42 farklı fiilden “ihaleye fesat karıştırma”, 4 farklı fiilden “edimin ifasına fesat karıştırma”, 5 farklı fiilden “resmi belgede sahtecilik”, 21 farklı fiilden “özel belgede sahtecilik”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, 10 farklı fiilden “rüşvet verme”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “gerçeğe aykırı fatura düzenleme” gibi birbirinden ağır suçlamalar bulunuyor.
Savcılık, Aktaş için 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezası talep ederken, suçtan elde ettiği tüm mal varlıklarının da müsadere edilmesini istiyor. Bu, yargı tarihinde ender rastlanan bir ceza talebi olarak dikkat çekiyor.
Dava kapsamında birçok belediye başkanı da ciddi ithamlarla karşı karşıya. Görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara hakkında 2 farklı fiilden “ihaleye fesat karıştırma” ve “rüşvet alma” suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapis talep ediliyor.
Yine görevden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer‘e yönelik ise 2 farklı fiilden “ihaleye fesat karıştırma” ve 2 farklı fiilden “özel belgede sahtecilik” suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere için de “rüşvet alma” suçundan 4 yıldan 12’şer yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Bu isimler için de çemberin giderek daraldığı aşikar.
Görevden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat da iddianamenin önemli şüphelilerinden biri. Akpolat’a yöneltilen suçlamalar arasında “suç örgütüne üye olma”, 26 farklı fiilden “ihaleye fesat karıştırma”, 3 farklı fiilden “resmi belgede sahtecilik”, 19 farklı fiilden “özel belgede sahtecilik”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, 4 farklı fiilden “rüşvet alma”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “haksız mal edinme” yer alıyor. Akpolat için savcılık, 133 yıldan 337 yıla kadar hapis ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesini talep ediyor. Bu dava, Türkiye’nin adalet tarihinde önemli bir yer tutmaya aday.
Hayatadair.com.tr, gündem, dünya, eğitim, ekonomi, magazin, sağlık, spor ve teknoloji alanlarında güncel ve tarafsız haberleri okuyucularıyla buluşturan kapsamlı bir haber platformudur.