Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Siirt Ekonomi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, terörsüz bir Türkiye’nin hem demokrasi hem de kalkınma için hayati önem taşıdığını vurguladı. Yılmaz, Siirt Üniversitesi’nin bölgesel kalkınmadaki rolünü, son 23 yıldaki yatırım hamlelerini ve özel sektörün kalkınmadaki vazgeçilmez yerini anlattı. Enflasyonla mücadele ve arz yönlü politikalara değinirken, Siirt için planlanan Garzan Sulama Projesi ve 25 milyar lirayı aşan Kurtalan Demiryolu gibi mega projelerin müjdesini verdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Siirt Ekonomi Zirvesi’nde yaptığı konuşmayla bölgeye umut saçtı. Siirt Üniversitesi’nin, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’ndaki bu önemli buluşmada, üniversitenin sadece bir eğitim kurumu olmaktan öte, bölgesel kalkınmanın adeta dinamosu haline geldiğini vurguladı.
Yılmaz, üniversitenin gelişme stratejisiyle ilin ve bölgenin kalkınma vizyonunun örtüşmesinin önemine değinerek, Cumhurbaşkanı’nın takdirleriyle belirlenen pilot üniversitelerden birinin de Siirt Üniversitesi olduğunu gururla ifade etti. Ona göre, burada yapılan çalışmalar, kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğinin en güzel örneklerini gözler önüne seriyor.
Son 23 yılda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ezber bozan bir zihniyetle hareket edildiğinin altını çizen Yılmaz, Doğu ve Güneydoğu’daki yatırımların tesadüf eseri olmadığını belirtti. “Batıda ne varsa doğuda da o olacak, kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak” anlayışının, 86 milyon vatandaşın bir, beraber ve eşit olduğu inancının bir yansıması olduğunu dile getirdi.
Yılmaz, yapılan yollar, kurulan üniversiteler, köylere ulaşan hizmetler, inşa edilen hastaneler ve okulların, şehir altyapılarının, organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi sitelerinin bu vizyonun somut delilleri olduğunu kaydetti. “Bizim zihniyetimiz eser ve hizmet zihniyeti. Laf üstüne laf değil, taş üstüne taş koyma zihniyeti” diyerek, bir yandan bugünün ihtiyaçlarını karşıladıklarını, bir yandan da geçmişin ihmallerini telafi ettiklerini anlattı.
Cevdet Yılmaz, sadece kamu yatırımlarıyla bir bölgenin ya da ülkenin kalkınmasının mümkün olmadığını, özel sektörün vazgeçilmez bir paydaş olduğunu kuvvetle vurguladı. Beşeri sermaye ve fiziki altyapıya yapılan ciddi yatırımların yanı sıra, teşvik politikalarıyla özel sektöre adeta can suyu verildiğini aktardı.
Özellikle “6. bölge teşvikleri” olarak bilinen desteklerin bu bölgeye ilk kez getirildiğini belirten Yılmaz, bunun emek yoğun sektörler için büyük bir destek anlamına geldiğini ifade etti. Bu hamlenin temelinde ise bölgedeki genç nüfusa istihdam kapıları açma hedefi yatıyordu. Yılmaz, bugün Doğu ve Güneydoğu’da tekstil ve konfeksiyon sektörünün ulaştığı noktanın, bu güçlü teşvikler sayesinde olduğunu dile getirdi. Hatta “Tekstil kentler kurduk, binayı biz yaptık, ‘Gelin makinenizi kurun, yatırım yapın, yeter ki istihdam sağlayın’ dedik” sözleriyle, devletin bu konudaki kararlılığını ve kolaylaştırıcı rolünü gözler önüne serdi.
Geçmişte terör ve güvenlik kaygılarının, özel yatırımların bu bölgede gelişmesine engel olduğunu hatırlatan Yılmaz, bu nedenle bölge insanının dahi yatırımlarını Batı’ya taşımak zorunda kaldığını belirtti. Ancak bugün, Siirt’in bu durumun en güzel örneklerinden biri olduğunu, Siirtli iş insanlarının Türkiye’nin dört bir yanında başarılı işlere imza attığını gururla paylaştı.
Yılmaz’ın konuşmasının en kilit noktalarından biri, terörün olmadığı, huzur ve güvenliğin sağlandığı bir Türkiye’nin hem demokrasi hem de kalkınma için ne denli hayati olduğuydu. “Huzurun ve güvenliğin bulunmadığı yerde insanlar temel hak ve hürriyetlerini yaşayamaz” diyerek, bu konudaki net duruşunu ortaya koydu.
Demokrasinin temel şartının şiddetin ve terörün tamamen bir kenara bırakılması olduğunu savunan Yılmaz, “Silahların gölgesinde siyaset, demokratik siyaset olamaz. Çok açık ve net.” ifadeleriyle bu gerçeğin altını çizdi. Silahsız, terörsüz bir ortamda herkesin düşüncelerini siyaseten özgürce ifade edebileceğini, halkı ikna edenlerin demokratik yollarla ilerleyeceğini belirtti.
“Terörün olmadığı, terörsüz bir Türkiye, hem demokrasi açısından hem de kalkınma bakımından çok ama çok önemli” diyen Yılmaz, yatırım ortamının sadece fiziki altyapı, insan kaynağı ve teşviklerden ibaret olmadığını, huzur ve güven ortamının bunun temelini oluşturduğunu aktardı. Bu ortam pekiştikçe özel sektör yatırımlarının artacağını, sermayenin bölgeye akacağını ve kalkınmanın hız kazanacağını öngördü.
Cevdet Yılmaz, Türkiye Yüzyılı hedefinin sadece metropollerin kalkınmasıyla ulaşılabilecek sıradan bir hedef olmadığının da altını çizdi. “Biz, sıradan bir ülke değiliz. Alelade bir devlet de değiliz” diyerek, büyük bir medeniyetin mirasçısı olmanın getirdiği sorumluluğa vurgu yaptı. Bu iddialı hedeflere ulaşmak için topyekun kalkınmanın şart olduğunu belirtti.
“Her ilimizin potansiyelini maksimum düzeyde kullanmamız lazım ki işte o Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşabilelim. Sadece İstanbul, Ankara, İzmir ile olmaz. Siirt de kalkınacak, Batman da kalkınacak, Edirne de kalkınacak, Sinop da kalkınacak, Mersin de daha fazla katkıda bulunacak ki Türkiye Yüzyılı ete kemiğe bürünsün” sözleriyle, bölgesel dengeli kalkınmanın önemini samimi bir dille aktardı.
Bölgenin tarım ve hayvancılık potansiyeline de dikkat çeken Yılmaz, bu sektörlerin hiçbir zaman modasının geçmeyeceğini ancak modern anlayışla daha verimli hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Siirt fıstığı örneğiyle (27 bin tonu aşan üretim), binlerce ailenin ekmek kapısı olan bu ürünün katma değerinin daha da yükseltilmesi gerektiğini dile getirdi. Tarımsal üretimin ve verimliliğin artırılmasının, ülke ekonomisi için de hayati olduğunu vurguladı.
Bu bağlamda, Garzan Sulama Projesi’nin bölge için en önemli kamu projelerinden biri olduğunu kaydeden Yılmaz, projenin belli bir aşamaya geldiğini ve çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Makro politikalarda da bu projenin önceliklendirildiğini söyledi.
Enflasyonla mücadelede kaydedilen ilerlemeye de değinen Yılmaz, Mayıs 2024’te yüzde 75,5 seviyelerinde olan enflasyonun son olarak yüzde 30,6’ya gerilediğini, ancak bunun yeterli olmadığını, daha da düşmesini hedeflediklerini belirtti. Sıkı para ve disiplinli maliye politikalarının yanı sıra, arz yönlü politikaların da enflasyonla mücadelede kilit rol oynadığını vurguladı.
Yılmaz, bu çerçevede beş kritik alanı şöyle sıraladı: gıda, sosyal konut, enerji, lojistik ve insan kaynakları. Bu alanlardaki arz yönlü politikaların hem enflasyonla mücadeleye hem de dengeli, sürdürülebilir büyümeye ciddi katkılar sunacağına inandıklarını ifade etti. Bu nedenle sulama projelerinin, özellikle de tarla içi aşamasına gelmiş projelerin önceliklendirildiğini aktardı.
Yerel hammadde ve yerel işçiliği kullanan projelere ağırlık verilmesi gerektiğini, bunun bölgeyi daha fazla kalkındıracağını dile getiren Yılmaz, Siirt’e yönelik kamu yatırımlarına ilişkin de heyecan verici bilgiler paylaştı.
Tamamlanmak üzere olan hastane ve diğer projelerin yanı sıra, “Kurtalan Projesi”nin Siirt için başlı başına çok büyük bir proje olduğunu vurguladı. 25 milyar liranın üzerinde dev bir bütçeye sahip bu demiryolu hattının, üretim alanlarını limanlara ve pazarlara bağlayarak bölgenin lojistik gücüne güç katacağını belirtti. Ayrıca, 1627 sosyal konutun inşa edileceği, yenilenebilir enerji alanında (1000 megavatın üzerinde HES projeleri dahil) önemli çalışmaların olduğu ve insan kaynaklarına yatırımın devam ettiği müjdesini verdi.
Program öncesinde Cevdet Yılmaz, fakültedeki sergi alanında Siirt temalı fotoğraf sergisi, geleneksel el sanatları, kadın kooperatiflerinin yöresel ürünleri, tarımsal ve coğrafi işaretli ürünler, sıfır atık çalışmaları ile Olgunlaşma Enstitüsü’nün geleneksel dokuma uygulamalarının sergilendiği stantları da ilgiyle ziyaret etti.
Hayatadair.com.tr, gündem, dünya, eğitim, ekonomi, magazin, sağlık, spor ve teknoloji alanlarında güncel ve tarafsız haberleri okuyucularıyla buluşturan kapsamlı bir haber platformudur.