Bir türküyü çalmaya ya da söylemeye hazırlanan kişi aslında iki ayrı belgeye bakar: sözün yazılı hali ve ezginin notası. Bu ikisi aynı eserin birbirini tamamlayan yarılarıdır. Söz metni hangi dizenin nerede bittiğini ve hangi bölümün tekrar edeceğini gösterir. Nota ise o dizelerin hangi sürede, hangi ölçüde ve hangi perdelerde seslendirileceğini gösterir. Yalnızca birine bakan icracı,…
Bir türküyü çalmaya ya da söylemeye hazırlanan kişi aslında iki ayrı belgeye bakar: sözün yazılı hali ve ezginin notası. Bu ikisi aynı eserin birbirini tamamlayan yarılarıdır. Söz metni hangi dizenin nerede bittiğini ve hangi bölümün tekrar edeceğini gösterir. Nota ise o dizelerin hangi sürede, hangi ölçüde ve hangi perdelerde seslendirileceğini gösterir. Yalnızca birine bakan icracı, diğerinin taşıdığı kararı tahminle doldurmak zorunda kalır.
Tahminin en çok hata ürettiği yer, hece ile nota süresi arasındaki eşlemedir. Aynı dörtlük 9/8 aksak ölçülü bir kırık havada başka türlü bölünür, ölçüsüz bir uzun havada bambaşka. Sözü ezberleyip notaya sonradan bakan öğrenci bu bölünmeyi çoğunlukla baştan yanlış kurar ve öğrendiğini bozup yeniden kurmak zorunda kalır.
Çalışmanın başında verilecek kararların bir kısmının cevabı yalnızca söz metninde, bir kısmının cevabı yalnızca notada bulunur. İkisini yan yana koymak, tahmin edilen alanı belirgin biçimde daraltır.
|
Karar noktası |
Söz metninden okunur |
Notadan okunur |
|---|---|---|
|
Bent ve kavuştak sırası |
Dize grupları ve tekrar eden bölüm görünür |
Tekrar işaretleri ve ölçü sayısı doğrular |
|
Nefes ve durak yeri |
Cümle sonu ve anlam bütünlüğü |
Sus değerleri ve ölçü çizgisi |
|
Hece uzunluğu |
Açık ve kapalı hece ayrımı |
Nota süreleri |
|
Vurgu |
Sözcük vurgusu |
Usulün kuvvetli zamanı |
|
Ses genişliği |
Doğrudan bilgi vermez |
En pes ve en tiz ses ile karar sesi |
|
Yerel söyleyiş |
Ağza özgü yazım ve doldurma heceleri |
Süslemeler ve değiştirici işaretler |
Vurgu satırı bu ayrımın iyi bir örneğidir. Türkçede sözcük vurgusu çoğunlukla son hecededir, ancak ezgideki kuvvetli zaman başka bir heceye düşebilir. Hangisinin öne çıkacağına karar vermek için iki bilginin de elde olması gerekir.
Prozodi, sözün heceleriyle ezginin süreleri arasındaki uyumu tarif eder. Genel eğilim şudur: ünlüyle biten açık heceler kısa sürelerle, ünsüzle biten kapalı heceler daha uzun sürelerle karşılanır. Türkülerde bu eğilim her zaman düzenli işlemez, çünkü ezgi sözden önce de var olmuş olabilir. İcracının işi kuralı uygulamak değil, elindeki notada hecenin fiilen nereye düştüğünü görmektir.
Hece sayısı ile nota sayısı tutmadığında iki başlık kontrol edilir. Birincisi ulamadır: tek hece birden çok notaya yayılabilir veya iki hece tek nota üzerinde birleşebilir. İkincisi doldurma heceleridir. Aman, of, hey, gülüm gibi sözcükler yazılı söz metninde dizenin dışında durur, notada ise kendi süresini işgal eder. Bu ikisi hesaba katılmadan yapılan sayım neredeyse her zaman şaşar.
Kaynak bütünlüğü, bir türkünün sözünü, notasını ve yöre bilgisini aynı kayıttan almak demektir. Farklı yerlerden toplanan parçalar birleştirildiğinde dize sayısı, kavuştak yeri veya ezgi kalıbı birbirini tutmayabilir. Çalışma ilerledikten sonra fark edilen bu uyumsuzluk en çok emek kaybettiren hatadır, çünkü düzeltmek yeniden öğrenmeyi gerektirir.
Türkü Dostları, 16 Nisan 2002 tarihinde yayına başlayan bir Türk Halk Müziği arşividir. Bir eserin söz kaydında yöresi ve repertuvar karşılığı da yanında durur; notalar, ezgi notaları, uzun havalar ve TRT Repertuvarı ise kendi başlıkları altında listelenir. Aradığı eseri adıyla bulmak isteyen icracı, harf sırasına göre ilerleyen türkü sözleri ve notaları arşivi içinden sözü ve yöresini birlikte görüp aynı adı nota bölümünde de arayabilir.
Yöre bilgisi burada süs değildir. Tavır, ağız ve çoğu zaman seçilecek düzen o bilgiden çıkar. Konya yöresine ait bir türkü ile Erzurum yöresine ait bir türkü aynı notayla yazılsa bile aynı biçimde seslendirilmez.
Kırık havalar ölçülü ve belirli bir usule bağlıdır; 5/8, 7/8, 9/8 ve 10/8 gibi aksak ölçüler bu grupta sık görülür. Uzun havalar ise serbest ritimlidir ve notaya alınırken ölçü çizgisi çoğu zaman kesin bir tartımdan çok yol gösterici bir işaret olarak durur. İki grubun çalışma yöntemi de bu yüzden ayrılır: kırık havada metronomla usulü oturtmak işe yarar, uzun havada aynı yöntem söyleyişi bozar.
Uzun havadaki serbestlik, ritmin hiç bulunmadığı anlamına gelmez. Ezginin ve sözün içinde hissedilen bir iç ritim vardır; nefes uzunluğu, dize sonu ve durak yerleri bu ritmi taşır. Sonuç şudur: uzun havada söz metni notadan daha belirleyici olabilirken, kırık havada usul öne geçer.
Bu sıranın en sık atlanan adımı beşincisidir. Ses aralığı uymayan bir kararda ısrar etmek, özellikle topluluk çalışmalarında tiz bölgede zorlanan ve tavrı kaybolan bir icra üretir.
Yararlanabilir. Ölçü sayısı, tekrar işaretleri, sus değerleri ve nota şekilleri arasındaki uzunluk farkı temel nota bilgisiyle okunur. Bu kadarı bile hangi hecenin uzatıldığını ve nerede nefes alındığını gösterir. Perdeleri okumak ayrı bir aşamadır ve sonraya bırakılabilir.
Tutmaz. Midi, ezginin perde ve süre iskeletini duyurur; tempoyu yavaşlatarak dinlemeye imkan verdiği için çalışmayı hızlandırır. Ancak tavrı, süslemeleri, yerel ağzı ve sözün heceye yerleşimini taşımaz. Midi yardımcı bir araçtır, nota ile söz metninin ikisinin yerine birden geçmez.
Eser, karar sesi değiştirilerek göçürülür. Göçürmede yalnızca yeni kararın rahat söylenmesi yetmez; ayak içindeki aralıkların ve değiştirici işaretlerin de korunması gerekir. Aralıklar bozulduğunda ezgi tanınır olmaktan çıkar ve türkü kendi karakterini kaybeder.
Hayatadair.com.tr, gündem, dünya, eğitim, ekonomi, magazin, sağlık, spor ve teknoloji alanlarında güncel ve tarafsız haberleri okuyucularıyla buluşturan kapsamlı bir haber platformudur.