Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sabah Gazetesi için kaleme aldığı makalede, geride kalan bir yılı değerlendirirken 2026 yılına dair iddialı hedeflerini paylaştı. Ekonomideki rekor büyümeden dış politikadaki yapıcı role, savunma sanayii atılımlarından enerji bağımsızlığına kadar birçok alanda Türkiye’nin yol haritasını çizdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sabah Gazetesi’ne özel kaleme aldığı makalede, geride bıraktığımız yılı ‘durmadan ve yorulmadan Türkiye için ter döktüğümüz bir yıl’ olarak tanımladı. Ülkenin türlü badirelerden geçip milletin omuz vermesiyle daha da güçlendiğini belirten Erdoğan, 2026’ya yönelik iddialı vizyonunu paylaştı. Ekonomiden dış politikaya, enerjiden savunmaya, kültürden çevreye uzanan geniş bir yelpazede atılan adımları değerlendirirken, yeni dönemde büyük reformlarla hizmet çıtasını zirveye taşıma sözü verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dış politikada Türkiye’nin üstlendiği yapıcı ve öncü role vurgu yaparak, uluslararası sahnede ülkemizin bir istikrar abidesi haline geldiğini belirtti. Küresel çalkantıların ve krizlerin pençesindeki dünyada, Türkiye’nin barış ve huzurun teminatı olduğunu aktardı.
Gazze’den Suriye’ye, Ukrayna-Rusya Savaşı’ndan Somali-Etiyopya ihtilafına kadar pek çok hassas bölgede, Türkiye’nin daima huzurdan ve barıştan yana tavır sergilediğini dile getirdi. Uyguladığı “barış diplomasisi” ve ezber bozan hamlelerle, ülkenin gücüne güç kattığının altını çizdi.
Erdoğan, Suriye’nin toprak bütünlüğüne verilen destekten Gazze’deki kalıcı ateşkes çabalarına, Filistinli kardeşlerimize yönelik sarsılmaz duruşumuzdan Somali-Etiyopya ihtilafının çözümünde Ankara’nın rolüne dek birçok konuyu ele aldı. “Ne Doğu’ya sırtımızı döndük ne de Batı’dan koptuk,” diyen Erdoğan, Türkiye’nin tek ekseninin “Türkiye Ekseni” olduğunu net bir dille ifade etti. 2026’da uluslararası siyasetin anahtar aktörlerinden biri olacağımızı belirten Cumhurbaşkanı, Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefinin yanı sıra, Türk Devletleri Teşkilatı ile entegrasyonun derinleştirileceğini, İslam dünyasındaki kardeşlik bağlarının perçinleneceğini ve mazlum coğrafyaların gür sesi olmaya devam edileceğini sözlerine ekledi.
Erdoğan, 2026 yılını Türkiye için bir dönüm noktası olarak işaret etti. “Artık sadece temelleri atılmış bir vizyonu değil, sütunları yükselen daha büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını konuşuyoruz,” ifadelerini kullandı. Bu yılın, emeklerin karşılığının alınacağı, ekilen tohumların boy vereceği ve Türkiye’nin küresel arenadaki yerini tartışmasız bir konuma sabitleyecek bir “şahlanış ve reform yılı” olacağını vurguladı.
Bölgesel gerilimler ve dünya ekonomisindeki daralmalara rağmen Türkiye ekonomisinin 2025’te sağlam bir büyüme trendi yakaladığını belirten Cumhurbaşkanı, uygulanan yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı stratejinin meyvelerini verdiğini söyledi. Ülkemizin, OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ekonomi konumuna yükseldiğini, Milli gelirin ilk kez 1.5 trilyon doları aştığını ve Merkez Bankası rezervlerinin tarihi bir eşik olan 200 milyar dolar bandını geçerek 215.6 milyar dolara ulaştığını gururla ifade etti.
İhracatın lokomotif rolüne dikkat çeken Erdoğan, 2025’te 273.4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin mal ihracat rekorunun kırıldığını müjdeledi. İhracatçılara verilen desteklerin 2026’da artarak devam edeceğini belirterek, küresel enflasyon ve tedarik zinciri aksaklıklarının etkilerini silmek adına uygulanan kararlı ve disiplinli ekonomi programının altını çizdi.
2026’nın enflasyonun belinin tam anlamıyla kırılacağı ve tek haneli hedefe ulaşılacağı bir yıl olacağını kaydeden Cumhurbaşkanı, çalışan, emekli ve memurun alım gücünü sadece enflasyon oranında değil, büyümeden alınan payla artıracakları sözünü verdi. Gelir dağılımında adaleti sağlamanın 2026’nın başat hedeflerinden olduğunu vurgulayan Erdoğan, faiz ve kur dengesinin oturmasıyla Türkiye’nin uluslararası doğrudan yatırımlar için yeniden bir cazibe merkezi haline geleceğini ifade etti. Yüksek teknolojiye dayalı sanayi atılımlarıyla gençlere nitelikli istihdam kapıları açılacağının da müjdesini verdi.
6 Şubat depremlerinin derin izlerinin hala yüreklerde olduğunu belirten Erdoğan, asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışması ve topyekûn seferberlikle gelindiğini hatırlattı. Verilen sözlerin tutulduğunu, 11 ilde toplam 455 bin 357 bağımsız bölümün tamamlanarak afetzedelerin hizmetine sunulduğunu ve şehirlerin yeniden ayağa kaldırıldığını vurguladı. 2026’da da güvenli ve huzurlu yaşam alanları oluşturmaya devam edileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı, siyaset anlayışlarının “yapacağız” demenin “yaptık” demenin teminatı olduğunu ve geçmişteki eserlerin geleceğin referansı olduğunu dile getirdi. 2026’nın “Türkiye Yüzyılı’nın parlayan yıldızı” olacağı ve büyük yürüyüşün görkemli adımlarına sahne olacağı öngörüsünü paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii alanında atılan dev adımlarla “tam bağımsız Türkiye” hedefine emin adımlarla ilerlendiğini vurguladı. Yıllarca parasıyla bile edinemediğimiz teknolojilerin, bugün yerli ve milli imkanlarla en üst düzeyde üretilip dost ve kardeş ülkelere ihraç edildiğini hatırlattı. Savunma sanayiindeki yerlilik oranının yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıkarılmasının destansı bir başarı olduğunu belirtti.
2026 yılının savunma sanayiinde bir dönüm noktası olacağını, prototip döneminin sona erip seri üretim ve envanter döneminin başlayacağını müjdeledi. Hava savunma sistemlerinden milli uçağımıza, tanklarımızdan Kızılelma gibi insansız savaş uçaklarımıza kadar birçok stratejik projenin başarıyla ilerlediğini ve envantere girişlerinin gururla ilan edileceğini söyledi. Sınır güvenliğini ötesinden başlayacak teknolojilerin ve dünyada gıptayla izlenen İHA-SİHA sistemlerinin sahada daha da etkin olacağını ekledi. “Çelik Kubbe” projesinin de güçlenerek, Türkiye’nin havada, karada, denizde, uzayda ve siber alanda daha kuvvetli bir varlık göstereceğinin altını çizdi.
2026’nın enerji alanında da çığır açıcı müjdelerle dolu bir yıl olacağını belirten Cumhurbaşkanı, enerji bağımlılığının ülkenin bağımsızlığı önündeki en büyük engel olduğunun altını çizdi. Gabar’daki günlük petrol üretiminin 70 bin varilden 81 bin varile yükseldiğini, yurt içi ve yurt dışı toplam üretimin 180 bin varile ulaştığını paylaştı. Karadeniz gazı ve Gabar petrolüyle yanan meşalenin 2026’da devasa bir ateşe dönüşeceğini dile getirdi. Ülkeyi nükleer enerjiyle bir üst lige taşıyacak Akkuyu Nükleer Santrali’nde geri sayımın devam ettiğini ve nükleer enerjinin farklı sektörlerde de kullanılmasının planlandığını aktardı. Türkiye’nin, Rusya’dan Hazar’a, Orta Doğu’dan Akdeniz’e uzanan enerji koridorlarının kesişim noktasındaki stratejik konumunu güçlendirerek enerji arz güvenliğini garanti altına alma adımlarına devam ettiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda önemli eşiklerin geride bırakıldığını ifade etti. Cumhur İttifakı olarak bu süreçte yapıcı bir duruş sergilediklerini, çözüme odaklandıklarını ve tüm benlikleriyle taşın altına ellerini koyduklarını belirtti. “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun yakında nihai raporunu açıklayacağını, bunun sürece yeni bir soluk getireceğini düşündüğünü dile getirdi. Ülkeyi 40 yıllık bir musibetten kurtarma amacını taşıyan bu sürecin, gündelik siyasetin çıkar hesaplarına kurban edilmeyeceği sözünü vererek, hedefe ulaşmak için üzerlerine düşeni yapmaktan geri durmayacaklarının mesajını verdi.
Hayatadair.com.tr, gündem, dünya, eğitim, ekonomi, magazin, sağlık, spor ve teknoloji alanlarında güncel ve tarafsız haberleri okuyucularıyla buluşturan kapsamlı bir haber platformudur.