felix markets pro felix markets finans felix markets 360 felix markets felix markets yorum

Tarımsal Drenaj Turbalıkları Karbon Kaynağına Dönüştürüyor

Tarımsal drenaj, turbalıkları yıllık milyarlarca ton karbondioksit yayan birer karbon kaynağına çeviriyor. Uzmanlar, iklim değişikliği için acil önlemler çağırıyor.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Tarımsal Drenaj Turbalıkları Karbon Kaynağına Dönüştürüyor

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan İnce, tarımsal drenaj nedeniyle turbalıkların yıllık 1,5 ila 2 milyar ton karbondioksit eşdeğeri salıma yol açtığını açıkladı. Prof. Dr. İnce, binlerce yıldır karbon depolayan bu sulak alanların, tarımsal faaliyetler sonucu karbon yutağı olmaktan çıkıp atmosfere sera gazı yayan birer kaynağa dönüştüğünü belirtti. Bu durum, küresel iklim değişikliği ile mücadelede ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Sulak alanlarda yetişen bitki artıklarının katmanlar halinde birikmesiyle oluşan turbalıklar, dünya kara alanının yaklaşık yüzde 3’ünü kaplar. Bu alanlar, toprak karbonunun yaklaşık üçte birini barındırarak 500 ila 600 milyar ton karbon depolar. Ancak tarımsal amaçlı drenaj sonrası hektar başına yılda onlarca ton karbondioksit eşdeğeri emisyon oluşabiliyor.

Turbalıkların Karbon Depolama Rolü ve Drenaj Etkileri

Norveç Biyoekonomi Araştırma Enstitüsü (NIBIO) tarafından yapılan bir çalışma, yer altı su seviyesini toprak yüzeyinin 25-50 santimetre altına yükseltmenin sera gazı emisyonlarını büyük ölçüde azaltabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, 2022 ve 2023 yıllarında Kuzey Norveç’teki Pasvik Vadisi’nde kapsamlı bir saha çalışması gerçekleştirdi. Bulgulara göre, drenaj yapılan Pasvik’teki turbalık alanda, diğer ekili turbalık alanlarla benzer miktarda karbondiyoksit salımı gerçekleşti. Ancak yer altı suyu seviyesinin yüzeyin 25-50 santimetre altında tutulduğu durumlarda salımlar önemli ölçüde azaldı. Daha yüksek yer altı suyu seviyelerinde metan ve azot oksit emisyonları da düşük seviyelerde belirlendi. Ayrıca, toprak sıcaklığının 12 derecenin üzerine çıkmasıyla mikrobiyal aktivitenin arttığı gözlemlendi.

Prof. Dr. Orhan İnce, turbalıkların drenaj ve kurutma ile oksijen girişi arttığında mikrobiyal ayrışmanın hızlandığını ve depolanan karbonun karbondioksit olarak atmosfere salındığını vurguladı. Uluslararası ölçümler, drenaj yapılmış turbalıklarda sera gazı emisyonlarının hektar başına yılda yaklaşık 20 ila 40 ton karbondioksit eşdeğeri düzeyine ulaşabildiğini gösteriyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’na göre, drenaj ve tarımsal kullanım nedeniyle bozulan turbalıklardan kaynaklanan küresel emisyonlar, insan faaliyetlerinden kaynaklanan toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 4 ila 6’sına karşılık geliyor.

Drenaj, turbanın oksidasyonu sonucu toprak çökmesine, su rejiminin bozulmasına, taşkın ve kuraklık risklerinin artmasına yol açıyor. Aynı zamanda turbalık ekosistemlerine özgü biyolojik çeşitliliğin kaybına neden oluyor. Kuzey kuşağındaki turbalıkların genellikle permafrost ile birlikte bulunduğu ve bu sistemlerde depolanan karbon miktarının 1300 ila 1600 milyar ton olarak tahmin edildiği belirtiliyor. Burada meydana gelecek bir çözülme, ciddi karbon salımı riski taşıyor.

Sera Gazı Emisyonlarını Azaltma Yolları ve Öneriler

Bilimsel çalışmalar, restore edilen turbalıklarda sera gazı emisyonlarının yüzde 50 ila 90 oranında azaltılabildiğini ortaya koyuyor. Küresel ölçekte turbalık restorasyonu, yılda yaklaşık 0,8 ila 1,2 milyar ton karbondioksit eşdeğeri emisyonun önlenmesine katkı sağlayabilir. Geleneksel drenaj temelli tarımın karbon depolama fonksiyonunu ortadan kaldırdığı belirtiliyor.

Prof. Dr. İnce, “yeniden ıslatma” (rewetting) ve “ıslak tarım” (paludikültür) gibi yaklaşımların önemine dikkat çekti. Bu yöntemlerde yer altı su seviyesi yüzeye yakın tutuluyor ve oksijenin turbaya ulaşması engelleniyor. Yeniden ıslatma sonrası karbondioksit emisyonları belirgin şekilde azalıyor. Metan emisyonlarında geçici artış görülebilse de, 100 yıllık zaman ölçeğinde toplam sera gazı etkisinin net olarak azaldığı belirlendi.

Turbalıkların korunması için yeni drenaj projeleri durdurulmalıdır. Bozulmuş turbalıklar yeniden ıslatılmalı ve su seviyesi yükseltilmelidir. Islak tarım gibi su seviyesini koruyan üretim sistemleri teşvik edilmelidir. Kuruyan turbalıklarda yangın riskine karşı erken uyarı ve aktif yönetim uygulanmalıdır. Yer altı su seviyesi, karbondioksit, metan, azot oksit emisyonları, toprak çökmesi ve su kalitesi düzenli olarak izlenmeli ve raporlanmalıdır.

Arktik bölgesinin küresel ortalamadan daha hızlı ısınması, permafrost çözülmesiyle birlikte turbalıklardan karbondioksit ve metan salımı riskini artırıyor. Prof. Dr. İnce, turbalıkların kurutulmasıyla binlerce yılda biriken karbonun birkaç on yılda atmosfere salınabileceği uyarısında bulundu. Turbalıkların korunması, restorasyonu ve paludikültür uygulamaları, iklim değişikliğiyle mücadelede en etkili doğa temelli çözümler arasında yer alıyor.

Benzer Haberler
Türkiye ve Şili Diplomatik İlişkilerinde 100 Yıl Dönümü Kutlandı
Türkiye ve Şili Diplomatik İlişkilerinde 100 Yıl Dönümü Kutlandı
TÜBA Başkanı Şeker’den ASBÜ Rektörü Arıcan’a Ziyaret
TÜBA Başkanı Şeker’den ASBÜ Rektörü Arıcan’a Ziyaret
TÜBA 63 Genel Kurulu Ankara’da Toplandı
TÜBA 63 Genel Kurulu Ankara’da Toplandı
TÜBA Başkanı Muzaffer Şeker’den ASBÜ Rektörü Arıcan’a Ziyaret
TÜBA Başkanı Muzaffer Şeker’den ASBÜ Rektörü Arıcan’a Ziyaret
BTK Başkanı Karagözoğlu Mobil Abone Sayısının 100 Milyona Ulaştığını Açıkladı
BTK Başkanı Karagözoğlu Mobil Abone Sayısının 100 Milyona Ulaştığını Açıkladı
En Güvenilir CSGO Hile Satıcıları 2026 nedir?
En Güvenilir CSGO Hile Satıcıları 2026 nedir?
Hayata Dair Herşey
Hayata Dair

Hayatadair.com.tr, gündem, dünya, eğitim, ekonomi, magazin, sağlık, spor ve teknoloji alanlarında güncel ve tarafsız haberleri okuyucularıyla buluşturan kapsamlı bir haber platformudur.

Seobaz Haber Teması