Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kahire ziyareti, Türkiye ile Mısır ilişkilerinde yeni bir sayfa açtı. Liderler, ekonomik hedeflerden bölgesel barışa, Gazze’deki insani dramdan kültürel iş birliğine kadar birçok başlıkta önemli adımlar atarak köklü bağları güçlendirme kararlılığını sergiledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kahire ziyareti, Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin kapılarını araladı. Türkiye-Mısır Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi’nin ikinci toplantısı için Mısır’a giden Erdoğan, mevkidaşı Abdulfettah es-Sisi ile bir araya geldi. Görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında iki lider, bölgeden ekonomiye, kültürden insanlık dramlarına kadar birçok konuda önemli mesajlar verdi.
Erdoğan, Kahire’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, şahsına ve heyetine gösterilen sıcak misafirperverlik için Cumhurbaşkanı Sisi’ye ve Mısır halkına içten teşekkürlerini iletti. Bu ziyaretin, iki kadim dost ülkenin köklü bağlarını daha da perçinlediğinin altı çizildi.
İki ülke arasındaki ilişkilerin derin tarihsel kökenlerine vurgu yapan Erdoğan, bu bağların sadece halkların refahı için değil, aynı zamanda Filistin meselesi başta olmak üzere bölgesel barış ve istikrara katkı sunma potansiyeline dikkat çekti. Ortak bir vizyonla, ilişkilerin her alanda daha ileriye taşındığı memnuniyetle gözlemlendi.
Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi’nin ilk toplantısından bu yana geçen yaklaşık 16 ayda, karşılıklı ziyaretlerin sayısının 50’ye yaklaşması, iki ülke arasındaki dinamik diyaloğun en somut göstergesi oldu. Kabul edilen ortak bildiri ve çeşitli belgelerle ilişkilerin hukuki zeminini sağlamlaştırma adımları atıldı.
Mısır, Türkiye’nin Afrika kıtasındaki en büyük ticaret ortağı olma unvanını koruyor. Son üç yıldır 8 ila 9 milyar dolar bandında seyreden ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarma hedefi, iki ülke arasındaki ekonomik potansiyelin ne denli yüksek olduğunu gözler önüne seriyor. Türk firmalarının Mısır’daki yatırımlarının 4 milyar dolara yaklaşması, bu hedefe ulaşmadaki kararlılığı pekiştiriyor.
Liderler, iş insanlarıyla bir araya gelecekleri iş forumunda karşılıklı yatırım ve iş birliği fırsatlarını masaya yatıracak. Özellikle enerji ve ulaştırma gibi stratejik sektörlerde ortak projeler geliştirme arzusu, ekonomik entegrasyonu derinleştirme yönündeki iradeyi ortaya koyuyor.
Türkiye-Mısır ilişkilerindeki bu canlanma, turizm sektörüne de olumlu yansıdı. Geçtiğimiz yıl 500 binden fazla turistin karşılıklı olarak misafir edilmesi, halklar arasındaki yakınlaşmanın somut bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde bu rakamın iki katına çıkarılması hedefleniyor.
Mısır halkının Türk kültürüne ve diline gösterdiği yoğun ilgi, Türkiye tarafından da karşılıksız bırakılmıyor. Yunus Emre Enstitüsü’nün İskenderiye şubesi ile TİKA ve TRT gibi kurumların ülke temsilciliklerinin yeniden açılması, kültürel alışverişi canlandırma ve gönül bağlarını güçlendirme adına atılan önemli adımlar olarak değerlendiriliyor.
Doğu Akdeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip iki komşu ülke olarak, ikili deniz ticareti, taşımacılık, seyrüsefer serbestisi ve deniz güvenliği alanlarında iş birliğini artırma arzusu dile getirildi. Bu ortak adımların hem bölgesel barışa hem de iki ülkenin stratejik çıkarlarına ciddi katkılar sağlayacağına inanılıyor.
Ortak gündemin en hassas başlığı ise Filistin davası oldu. Gazze’deki insani dramın ateşkes çabalarına rağmen devam ettiği vurgulanırken, 11 Ekim’den bu yana 500’ün üzerinde, son hafta ise aralarında çocukların da bulunduğu 30 Gazzeli’nin İsrail saldırılarında hayatını kaybetmesi derin bir üzüntüyle dile getirildi. Şarm el-Şeyh deklarasyonunu sabote eden bu saldırılar ve ihlaller şiddetle reddedildi.
Erdoğan, Gazze’de barışı mümkün kılacak girişimlerde Mısır ile birlikte çalışmaya devam edeceklerini ve İsrail saldırılarıyla tahrip edilen Gazze’nin yeniden imarı için de her türlü katkıyı sağlayacaklarını belirtti. Gazze’ye gönderilen insani yardımların bölgeye ulaştırılmasında gösterdikleri iş birliği için Mısır makamlarına bir kez daha teşekkür edildi.
Görüşmelerde Libya, Sudan ve Afrika Boynuzu gibi bölgesel konular da ele alındı. Libya’da kalıcı istikrarın tesisi ve ülkenin birlik ve bütünlüğünün korunması, Mısır’la ortak hedef olmayı sürdürüyor. Libyalıların önderliğinde yürütülecek süreçlere destek verme konusunda fikir birliği içinde olunduğu ifade edildi.
Sudan’da öncelikle ateşkesin sağlanması ve ardından sürdürülebilir bir barışın tesis edilmesi umut ediliyor. Somali’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan Etiyopya’nın Somaliland’i tanıma kararı kabul edilemez olarak nitelendirildi. Somali’nin geleceğine yönelik adımların tüm Somalililerin iradesini yansıtacak şekilde atılması gerektiği vurgulandı.
Suriye’de toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği sağlanmış bir yapının tüm bölgenin kazanımı olacağı belirtilerek, Türkiye’nin Suriye’deki büyük dönüşümün destekçisi olduğu yinelendi. Mısır’ın Suriye’nin birliğinin muhafazasına yönelik açıklamaları isabetli bulundu ve desteklendi.
Komşu İran ile meselelerin, dış müdahalelerin tüm bölge için önemli riskler taşıdığı bilinciyle, nükleer dosya dahil diplomatik yollarla çözülmesi en isabetli yöntem olarak öne çıkarıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, misafirperverliği için Sisi’ye ve Mısırlı yetkililere bir kez daha teşekkür ederek, Konsey toplantısında alınan kararların iki ülke başta olmak üzere bölgenin barış, refah ve istikrarına katkı sunmasını temenni etti. Bu ziyaret, iki ülkenin bölgesel güç olma potansiyelini yeniden harekete geçiren bir milat olabilir.
Hayatadair.com.tr, gündem, dünya, eğitim, ekonomi, magazin, sağlık, spor ve teknoloji alanlarında güncel ve tarafsız haberleri okuyucularıyla buluşturan kapsamlı bir haber platformudur.