felix markets pro felix markets finans felix markets 360 felix markets felix markets yorum

Türkiye ve Suudi Arabistan’dan Ortak Bildiri: Yeni Bir İş Birliği Köprüsü Kuruluyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyareti, iki ülke arasında 31 maddelik kapsamlı bir ortak bildiri ile taçlandı. Ekonomi, enerji, savunma, iklim değişikliği ve bölgesel sorunlar gibi birçok alanda iş birliğini derinleştiren bu tarihi bildiri, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın geleceğe yönelik ortak vizyonunu ortaya koydu. Filistin’deki insani kriz ve bölgesel istikrar çağrıları da bildirinin önemli başlıkları arasında yer aldı.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Türkiye ve Suudi Arabistan’dan Ortak Bildiri: Yeni Bir İş Birliği Köprüsü Kuruluyor

Erdoğan’ın Riyad Ziyareti: Kardeşlik Bağları Perçinlendi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a gerçekleştirdiği kritik resmi ziyaret, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açtı. Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından büyük bir törenle karşılanan Erdoğan, Yemame Sarayı’nda Prens Selman ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirdi ve onuruna verilen akşam yemeğine katıldı. Bu samimi buluşmaların ardından, Türkiye ve Suudi Arabistan, geleceğe yönelik önemli adımlar atılacağının sinyalini veren, tam 31 maddelik kapsamlı bir ortak bildiri yayımladı.

Bildiri, Türkiye Cumhuriyeti ile Suudi Arabistan Krallığı’nı bir araya getiren kardeşçe ve köklü tarihi bağları vurgulayarak, bu ziyaretin ikili ilişkilerin sağlam temelleri üzerine inşa edildiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Ekonomide Yeni Rotamız: Ticaret ve Yatırımda Çığır Açan Adımlar

İki taraf da ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarındaki mevcut güçlü bağlardan övgüyle bahsetti. Özellikle karşılıklı öncelikli sektörlerde bu bağların daha da güçlendirilmesinin elzem olduğu konusunda hemfikir kalındı. Suudi Arabistan’ın ‘2030 Vizyonu’ ve Türkiye’nin ‘Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu muazzam yatırım fırsatlarından karşılıklı yararlanma konusunda mutabakata varıldı.

Ticaret hacminin sevindirici düzeyde olduğu belirtilirken, petrol dışı ticaret hacminin artırılması, kamu ve özel sektörden yetkililerin karşılıklı ziyaretlerinin yoğunlaştırılması ve Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi aracılığıyla her iki ülkede ticaret etkinliklerinin düzenlenmesi için ortak çabaların sürmesinin önemi vurgulandı. Ayrıca, Türkiye ile Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri arasında Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin bir an önce sonuçlandırılmasının stratejik önemi de dile getirildi.

Altyapı ve Teknolojiye Yatırım Rüzgarı

Bildiride, finans, sigortacılık, gayrimenkul, imalat ve hizmet sektörlerindeki Suudi yatırımları dahil olmak üzere karşılıklı yatırımların seviyesi takdirle karşılandı. Mühendislik, inşaat, gayrimenkul geliştirme ve imalat sanayi gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösteren Türk şirketlerinin oynadığı hayati rol memnuniyetle belirtildi. Suudi tarafı, Türk inşaat ve danışmanlık firmalarının Suudi Arabistan’daki projelerdeki başarısını överek, her iki tarafın da Krallığın ‘2030 Vizyonu’ çerçevesinde daha fazla altyapı ve üstyapı projesini hayata geçirmek için iş birliğini geliştirmeye hazır olduğunu ifade etti.

Riyad’da gerçekleşen Türk-Suudi Yatırım Forumu’nun olumlu sonuçları da takdir edildi. Forumun, her iki ülkeden büyük şirketlerin geniş katılımıyla turizm, konaklama, inşaat, iletişim ve bilgi teknolojileri, yaşam bilimleri ve sağlık alanlarında umut vadeden yatırım ve uzmanlık paylaşımı fırsatları yarattığına dikkat çekildi.

Enerjide Derinlemesine Bakış: Küresel Güvenlikten Yenilenebilir Kaynaklara

Enerji sektöründe, her iki ülkenin bölgesel ve küresel pazarların enerji arzına önemli katkılar sağlama rolleri bir kez daha vurgulandı. Türk tarafı, Suudi Arabistan’ın küresel petrol piyasalarının güvenilirliğini ve istikrarını artırmadaki öncü rolünü takdir etti. Taraflar, petrol, petrol türevleri ve petrokimya tedariki alanlarında iş birliğini güçlendirme, petrokimya ve tarımsal besin maddeleri sektörlerindeki yatırım fırsatlarını birlikte değerlendirme ve hidrokarbonların yenilikçi kullanımları konusunda iş birliği yapma kararı aldı.

Yeşil Enerji ve Temiz Hidrojenle Geleceğe Yöneliş

İki ülke, yenilenebilir enerji entegrasyonu alanındaki geniş tecrübelerinden ve Suudi Arabistan’ın büyük ölçekli enerji yatırımlarından faydalanarak elektrik ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğini pekiştirme arzusunu teyit etti. Elektrik bağlantısı için fizibilite çalışmalarının hızlandırılması, elektrik ve yenilenebilir enerji teknolojileri, şebeke otomasyonu, elektrik şebekesi güvenliği, yenilenebilir enerji projeleri, şebeke bağlantısı ve enerji depolama teknolojileri alanlarında uzmanlık teatisinde bulunma ve bu projelerde şirketlerin katılımını teşvik etme taahhüdünde bulunuldu.

Enerji verimliliği ve tasarrufu konularında iş birliğinin güçlendirilmesi, farkındalığın artırılması ve enerji hizmetleri sektöründe kapasite geliştirme de öne çıkan başlıklar oldu. Temiz hidrojen alanında iş birliği fırsatlarını araştırma, hidrojenin taşınması ve depolanmasıyla ilgili teknolojiler geliştirme ve en iyi uygulamaları hayata geçirmek için deneyim paylaşımı da memnuniyetle karşılandı.

Enerji tedarik zincirlerinin geliştirilmesi ve sürdürülmesi konusunda iş birliği yapılması, yerel kaynaklardan yararlanılarak daha esnek ve verimli bir enerji arzına katkıda bulunulması gerekliliği üzerinde de anlaşıldı.

Madenler ve Kritik Hammaddelerde Stratejik Ortaklık

Taraflar, maden kaynaklarının keşfi, çıkarılması ve işlenmesi konusunda iş birliğini güçlendirme kararı aldı. Küresel enerji dönüşümü için hayati önem taşıyan tedarik zincirlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla kritik mineraller alanında uluslararası iş birliği ve ortak girişimlerin önemine dikkat çekildi.

İklim Değişikliği ve Karbon Döngüsü: Ortak Çevre Duyarlılığı

İklim değişikliği konularında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) ve Paris Anlaşması ilkelerine bağlı kalmanın öneminin altı çizildi. Ayrıca, kaynaklardan ziyade emisyonlara odaklanan iklim anlaşmaları geliştirilmesi ve uygulamaya konulması gerektiği belirtildi.

Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye’nin UNFCCC 31. Taraflar Konferansı (COP31) başkanlığını ve 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31’e ev sahipliği yapmasını memnuniyetle karşıladı. Türk tarafı da Suudi Arabistan’ın iklim değişikliği alanındaki tutum ve çabalarından övgüyle bahsetti. Emisyonları yönetmek ve iklim değişikliği hedeflerine ulaşmak için döngüsel karbon ekonomisini bir araç olarak kullanan politikaların teşvik edilmesi ve bu alandaki uygulamaların geliştirilmesinde ortak iş birliğinin ehemmiyeti vurgulandı.

Diplomasiden Savunmaya: Çok Yönlü İş Birliği Ağları

Ortak menfaatlerin elde edilmesi ve tüm sektörlerde yeni ufuklara taşınması amacıyla Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi çerçevesindeki koordinasyon ve iş birliği düzeyi takdirle karşılandı. Dijital ekonomi, yapay zeka, yeni teknolojiler, uzay teknolojileri, ulaştırma, lojistik, sivil havacılık, hukuk, adalet, kültür, turizm, spor, gençlik, bilim, eğitim, medya, çevre, su, tarım, gıda güvenliği, gümrük, savunma sanayileri ve sağlık alanlarında iş birliği ve ortaklığın güçlendirilmesinin hayati önemi vurgulandı.

Güvenlikte El Ele: Terörizm ve Siber Tehditlere Karşı

Savunma ve güvenlik alanında, iki ülke arasında imzalanan mevcut iş birliği anlaşmalarının hayata geçirilmesi gerektiği konusunda mutabık kalındı. İki ülkenin, karşılıklı menfaatlere hizmet edecek ve bölgesel güvenlik ile istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde, çok taraflı iş birliği platformları da dahil olmak üzere, savunma ilişkilerini güçlendirme ve geliştirme yönündeki arzuları teyit edildi.

Her türlü suçla mücadele, aşırılıkçılık ve terörizm ile bunların finansmanına karşı yürütülen mücadele, uzmanlık ve eğitim teatisini içeren ortak güvenlik iş birliğinin artırılmasının yanı sıra siber güvenlik alanında iş birliğinin güçlendirilmesinin önemi de vurgulandı.

Küresel Arenada Destek ve İş Birliği

Taraflar, uluslararası forumlar, örgütler ile çok taraflı mali ve ekonomik kuruluşlardaki mevcut iş birliğinin sürdürülmesinin önemini vurguladı. Türkiye, Suudi Arabistan’ın 2030 yılında ev sahipliği yapmayı planladığı G20 Zirvesi’ne yönelik desteğini ifade etti.

İmzalanan Anlaşmalarla Geleceğe Yatırım

Ziyaret sırasında adalet, yenilenebilir enerji, uzayın barışçıl amaçlarla kullanımı ile AR-GE ve inovasyon iş birliği dahil olmak üzere, çeşitli alanlarda 4 yeni anlaşmanın imzalanması memnuniyetle karşılandı.

Bölgesel Sorunlara Ortak Bakış: Barış ve İstikrar Vurgusu

Ortak bildiri, bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğin korunması için koordinasyonu sürdürme ve çabaları yoğunlaştırma taahhütlerini yeniden teyit etti. Bölgesel ve uluslararası düzeyde karşılıklı ilgi alanlarına giren konularda görüş alışverişinde bulunuldu ve bu konularda iş birliği ile ortak koordinasyonu güçlendirme kararlılığı vurgulandı. Bölgede ve dünyada barış ve istikrarın tesis edilmesine yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edileceği de aktarıldı.

Taraflar bölgesel gelişmeler hakkında kapsamlı bir görüş alışverişinde bulundu; bölgedeki çatışmalar, gerilimler ve tırmanma riskinin artmasıyla ilgili endişelerini dile getirerek bölgesel iş birliğinin önemini vurguladı. Bu bağlamda, bölgesel istikrar, barış ve refahı sağlamayı amaçlayan kolektif girişimlere destek verdiklerini teyit ettiler.

Filistin: Gazze’deki İnsani Kriz ve İki Devletli Çözüm Çağrısı

Filistin’le ilgili güncel gelişmelere ilişkin olarak, her iki taraf da Gazze Şeridi’nde kötüleşen insani durum, devam eden İsrail saldırıları, insani yardımların ve sınır geçişlerinin engellenmesi konusundaki derin endişelerini dile getirdi.

Gazze’de yardım çabalarının yoğunlaştırılması ve çok ihtiyaç duyulan insani yardımın ulaştırılmasını sağlamak için Şerit boyunca tüm geçişlerin engelsiz bir şekilde açılmasının önemi vurgulandı. Uluslararası toplumun sivillerin korunmasını garanti altına almak, hayati altyapıyı hedef almaktan kaçınmak ve uluslararası hukuka uyulmasını sağlamak için İsrail işgal makamlarına baskı uygulaması gerektiği belirtildi.

Ayrıca, ateşkesin pekiştirilmesi, Gazze’nin işgalinin sona erdirilmesi ve Filistin Ulusal Yönetimi’nin Gazze Şeridi’ne ilişkin sorumluluklarını yeniden üstlenmesinin önünün açılması, nihayetinde ise işgalin son bulması ve başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırları içinde bağımsız bir Filistin Devletinin kurulmasının sağlanması gerekliliği vurgulandı. Türkiye’nin barış anlaşmasının garantör devletleriyle yürüttüğü arabuluculuk çabaları ve elde edilen kazanımlar Suudi tarafınca takdir edildi. Türk tarafı ise Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler Filistin Sorununun Barışçıl Çözümü ve İki Devletli Çözümün Uygulanmasına İlişkin Yüksek Düzeyli Konferansı’ndaki eş başkanlık rolünü ve Filistin Devleti’nin uluslararası tanınırlığına yaptığı katkıyı takdir etti.

Her iki taraf, Filistin halkına temel hizmetlerin sağlanmasında Birleşmiş Milletler Filistin Mülteciler Yardım ve Çalışma Ajansı’nın (UNRWA) oynadığı önemli ve hayati rolü yeniden teyit etti. İsrail güçlerinin işgal altındaki Kudüs’te UNRWA binalarını yıkmasını şiddetle kınayarak, uluslararası norm ve yasaları ihlal eden bu eylemleri reddettiler. Uluslararası topluma, uluslararası yardım kuruluşlarına yönelik bu uygulamalarla ve suçlarla mücadele çağrısında bulunuldu. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Filistin davasının savunulmasındaki hayati rolü yeniden vurgulanırken, Arap-İslam Gazze Temas Grubu’nun çalışmaları takdir edildi. Türkiye ile Arap Devletleri Ligi arasındaki diyalog ve iş birliğinin geliştirilmesi konusunda da mutabakata varıldı.

Yemen’den Somali’ye: Bölgesel Hassasiyetler

Yemen meselesinde taraflar, Yemen Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı ve hükümeti tarafından temsil edilen meşru Yemen hükümetine desteklerini teyit etti. Yemen’in egemenliği, birliği ve toprak bütünlüğünün korunmasının önemi vurgulanarak, Yemen’i bölmeye veya ülkedeki güvenliği ve istikrarı bozmaya çalışan her türlü iç gücü destekleme girişimine karşı çıkılmasının gerekliliği belirtildi. Türk tarafı, Suudi Arabistan Krallığı’nın Yemen’de oynadığı önemli role ve Yemen krizini sona erdirmek için gösterdiği çabalara, özellikle de Riyad’da kapsamlı bir konferans düzenlenmesi talebine verilen yanıta desteğini ifade etti.

Somali meselesine ilişkin olarak ise Somali Federal Cumhuriyeti’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve birliğine olan sarsılmaz desteklerini ve Somali’nin istikrarı, halkının refahı ve kalkınmasını muhafaza etmeye olan bağlılıklarını teyit ettiler. İsrail işgal makamları ile sözde ‘Somaliland’ bölgesi arasında karşılıklı tanıma beyanını, uluslararası hukuku ihlal eden ve bölgedeki gerilimi tırmandıran tek taraflı ayrılıkçı eylemleri pekiştirdiği için reddettiklerini açıkça dile getirdiler. Ayrıca, Somali’nin birliğini zedeleyen paralel yapıları dayatma girişimlerini de reddettiklerini ifade ettiler.

Sudan: Birlik ve İstikrar İçin Çağrı

Sudan meselesinde de Sudan’ın birliğini, güvenliğini, istikrarını ve egemenliğini korumaya yönelik kararlı tutumlar teyit edildi. Meşru Sudan devlet kurumları kapsamı dışında kalan herhangi bir gayrimeşru veya paralel yapı oluşumunu reddettiler. Sudan’ın ihtilafların ve yasa dışı faaliyetlerin sahnesi haline gelmesinin ve ülkeye yabancı menşeli silahların yasa dışı girişinin önlenmesinin önemi vurgulandı. Uluslararası İnsani Hukuk ve 11 Mayıs 2023 tarihinde imzalanan Cidde Deklarasyonu uyarınca, sivillerin korunmasına uyulmasının yanı sıra Sudan’ın tüm bölgelerine insani yardım ulaştırılmasının kolaylaştırılması gerekliliği de belirtildi.

Sudan devlet kurumlarının korunması ve Sudan halkına karşı suç işleyen aşırılıkçı gruplar ve oluşumları içermeyen bir sivil hükümetin kurulması yoluyla Sudanlıların önderliğinde bir siyasi sürecin başlatılmasının önemi vurgulandı. Türkiye, Sudan’da barışı sağlamak, savaşı sona erdirmek ve ülkenin birliğini, güvenliğini ve istikrarını korumak için Suudi Arabistan Krallığı’nın gösterdiği çabaları takdir etti. Suudi Arabistan da Türkiye’nin Sudan’daki insani krize yanıt vermek için sürdürdüğü insani yardım faaliyetleri ve çabalarına yönelik takdirlerini dile getirdi. Sudan Silahlı Kuvvetlerinin Çad ile Adre Sınır Kapısı’nın daha uzun süre açık olması ve Kassala, Dongola ve El Ubeyd’deki havaalanları ile Kadugli sınır kapısını insani yardımın ulaştırılması için yeniden açma kararı memnuniyetle karşılandı.

Suriye ve Bölgedeki Gerilimler

Suriye konusunda taraflar, kardeş Suriye hükümetinin çabalarını ve Suriye’nin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü korumak için attığı sorumlu adımları ve aldığı önlemleri takdir etti. Ayrıca, Suriye hükümetini desteklemeye ve uygulanan yaptırımları kaldırmaya yönelik olarak uluslararası toplumun çabalarını takdir ettiler.

30 Ocak tarihinde açıklanan ateşkes ve entegrasyon anlaşmasının uygulanmasını desteklediler. Suriye Hükümeti’nin Suriye’nin ve tüm bölgenin istikrarını tehdit eden terörist örgütleri engellemek ve sivil barışı teşvik etmek için yapılan çabalarına tam desteklerini teyit ettiler. Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumayı ve Suriye halkının kalkınma ve refah arzularını yerine getirmeyi onayladılar. İsrail işgal makamlarının Suriye topraklarına ve egemenliğine karşı gerçekleştirdiği tekrarlı ihlalleri ve tecavüzleri kınadıklarını yinelediler. Bu ihlaller ve tecavüzler, uluslararası hukuku açıkça ihlal etmekte, bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit etmekte ve şiddet ve aşırıcılığın artmasına elverişli bir ortam yaratmaktadır. İsrail’in işgal altındaki tüm Suriye topraklarından derhal çekilmesi konusundaki çağrılarını yinelediler.

Rusya-Ukrayna Savaşı: Diplomatik Çözüm Vurgusu

Rusya-Ukrayna Savaşı’yla ilgili olarak ise her iki taraf da bölgede ve ötesinde kalıcı barış, istikrar ve refahı sağlayacak, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı’na uygun kapsamlı bir müzakereye dayalı çözüme yönelik güçlü desteklerini teyit etti.

Dostluk ve Gelecek Vizyonu

Ziyaretin sonunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine ve beraberindeki heyete gösterilen sıcak karşılama ve cömert misafirperverlik için Kral Salman bin Abdulaziz El Suud’a ve Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz El Suud’a şükranlarını sundu. Veliaht Prens Muhammed bin Salman da Erdoğan’a sağlık ve esenlik, kardeş Türk halkına ise ilerleme ve refah dileklerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kral Salman ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ı Türkiye’de ağırlamak için samimi arzusunu ifade ederek, iki ülke arasındaki dostluğun ve iş birliğinin gelecekte de artarak devam edeceği mesajını verdi.

Benzer Haberler
İskenderun Gülüş Tasarımı ile Doğal Bir Gülümseme
İskenderun Gülüş Tasarımı ile Doğal Bir Gülümseme
Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan Kurban Bayramı Mesajı Yayınladı
Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan Kurban Bayramı Mesajı Yayınladı
İçişleri Uzman Yardımcılığı Sınav Sonuçları Erişime Açıldı
İçişleri Uzman Yardımcılığı Sınav Sonuçları Erişime Açıldı
Türkiye ve Kırgızistan Arasında Kentsel Planlama Mutabakatı
Türkiye ve Kırgızistan Arasında Kentsel Planlama Mutabakatı
Sındırgı Deprem Konutlarında İnşaat Süreci Tamamlanıyor
Sındırgı Deprem Konutlarında İnşaat Süreci Tamamlanıyor
Türkiye NATO Üyesi Romanya’ya Savaş Gemisi İhraç Etti
Türkiye NATO Üyesi Romanya’ya Savaş Gemisi İhraç Etti
Hayata Dair Herşey
Hayata Dair

Hayatadair.com.tr, gündem, dünya, eğitim, ekonomi, magazin, sağlık, spor ve teknoloji alanlarında güncel ve tarafsız haberleri okuyucularıyla buluşturan kapsamlı bir haber platformudur.

Seobaz Haber Teması