La Nina Nedir? La Nina, İspanyolca’da “Kız Çocuk” anlamına gelir ve iklim biliminde, El Niño’nun soğuk karşılığı olan bir okyanus-atmosfer fenomenini ifade eder. Bu doğa olayı, Pasifik Okyanusu’nda etkili olan hava ve su akımlarıyla ilişkilidir. La Nina döneminde, Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kesimlerinde su yüzeyi sıcaklıkları normalden daha düşük seviyelere iner. Bu durum, küresel…
La Nina, İspanyolca’da “Kız Çocuk” anlamına gelir ve iklim biliminde, El Niño’nun soğuk karşılığı olan bir okyanus-atmosfer fenomenini ifade eder. Bu doğa olayı, Pasifik Okyanusu’nda etkili olan hava ve su akımlarıyla ilişkilidir. La Nina döneminde, Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kesimlerinde su yüzeyi sıcaklıkları normalden daha düşük seviyelere iner. Bu durum, küresel çapta hava sıcaklıklarını etkileyerek belirgin bir soğuma dönemi yaşanmasına neden olur.
La Nina, atmosferik basınç sistemlerini değiştirerek yalnızca Pasifik çevresindeki ülkelerde değil, dünyanın diğer bölgelerinde de dolaylı etkiler yaratır. Bu dönemde özellikle Asya kıtasında hava sıcaklıkları artarken, Amerika kıtasında ve diğer birçok bölgede daha soğuk hava koşulları görülür.
Türkiye üzerinde La Nina’nın direkt bir etkisi olmamakla birlikte, bu fenomenin Pasifik üzerindeki basınç sistemlerinde yarattığı değişimler dolaylı olarak Türkiye’nin hava koşullarını etkileyebilir. TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, bu yılki kış mevsiminin son 50-60 yılın en soğuk dönemlerinden biri olabileceğini ifade etmiştir.
Prof. Dr. Yaşar, 2024 yılı kışının sert geçeceğini ve özellikle aralık ayında erken gelen kar yağışları ile Türkiye’nin birçok bölgesinde hava sıcaklıklarının hızla düşeceğini vurgulamıştır. İzmir gibi genellikle ılıman iklim özellikleri gösteren bölgelerde bile sıcaklıkların mevsim normallerinin altına düştüğünü belirten uzmanlar, Türkiye genelinde kar yağışlarının ve soğuk hava dalgalarının şubat ayına kadar etkili olabileceğini öngörmektedir.
La Nina döneminde, Pasifik Okyanusu’ndan yükselen soğuk su kütleleri, küresel çapta hava sıcaklıklarının düşmesine yol açar. Bu süreçte, kutuplardaki buzul kütleleri artış gösterirken, yağış rejimlerinde de değişiklikler meydana gelir. Örneğin, Asya kıtasında yağış miktarları artarken, bazı bölgelerde kuraklık yaşanabilir. Türkiye özelinde ise La Nina’nın dolaylı etkileri daha yoğun kar yağışları ve barajların dolmasına katkı sağlayacak nitelikte yağışlar şeklinde görülmektedir.

Prof. Dr. Doğan Yaşar, barajlarımızın doluluk oranının kritik seviyelere düştüğünü, bu nedenle kar yağışlarının yeraltı su kaynaklarını beslemesi açısından hayati önem taşıdığını vurgulamıştır. Ayrıca, soğuk hava dalgalarının ardından, şubat ayından itibaren yağışların normale dönmesiyle birlikte 2024 yılının yağışlı bir yıl olabileceğini belirtmiştir.
Uzmanlar, doğanın kendini dengeleyen bir sistem olduğuna dikkat çekerek, çok sıcak bir dönemin ardından soğuk bir dönem yaşanmasının normal olduğunu ifade etmektedir. El Niño’nun sıcak etkilerinin ardından gelen La Nina, atmosferik dengeleri yeniden sağlamaya yönelik bir sürecin parçası olarak değerlendirilir. 2020-2022 yılları arasında Türkiye’de yaşanan kuraklığın ardından, Süper El Niño ile küresel ölçekte yağışlarda artış yaşanmış; bu süreç La Nina’nın etkileriyle birlikte bir dengeye ulaşmaya başlamıştır.
Bu yıl erken başlayan kış koşullarıyla birlikte, Türkiye genelinde sert soğukların etkili olması bekleniyor. Doğu Anadolu, Doğu Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yoğun kar yağışları devam ederken, batı illerinde de sıcaklıklar mevsim normallerinin altına düşmüş durumda. Uzmanlar, bu soğuk hava dalgalarının şubat ayına kadar etkili olacağını, ardından yağışlı bir dönemin başlayacağını ifade etmektedir.
Hayatadair.com.tr, gündem, dünya, eğitim, ekonomi, magazin, sağlık, spor ve teknoloji alanlarında güncel ve tarafsız haberleri okuyucularıyla buluşturan kapsamlı bir haber platformudur.
Yorum Yap